#gelinbohcasi Instagram Photos & Videos

gelinbohcasi - 238579 posts

Latest Instagram Posts

  • elemegidiyarim - 🎀El Emeği Diyarım🎀 @elemegidiyarim 8 hours ago
  • #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu Bayezid-i Bestamî tımarhanenin önünden geçerken, hizmetçinin tokmakla birşeyler dövdüğünü görür:
-Ne yapıyorsun? -Burası tımarhanedir. Delilere ilâç yapıyorum. -Benim hastalığıma da bir ilâç tavsiye eder misin? -Hastalığını söyle. -Çok günah işliyorum.. -Ben günah hastalığından anlamam... Ben delilere ilâç hazırlıyorum.. Konuşulanları duyan bir deli güler ve -Senin hastalığının çaresi bende der ve şu tarifeyi sunar: "Tevbe kökü ile istiğfar yaprağını karıştır... Kalb havanında tevhîd tokmağı ile döv, insaf eleğinden geçir, göz yaşıyla yoğur, aşk fırınında pişir... Akşam-sabah bol miktarda ye... Hastalığından eser kalmaz" Beyazid-i Bestami: "Hay Allah, gerçek deliler sokaklarda gezerken, işte bunları deli diye buraya tıkıyorlar" der. #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu Bayezid-i Bestamî tımarhanenin önünden geçerken, hizmetçinin tokmakla birşeyler dövdüğünü görür: -Ne yapıyorsun? -Burası tımarhanedir. Delilere ilâç yapıyorum. -Benim hastalığıma da bir ilâç tavsiye eder misin? -Hastalığını söyle. -Çok günah işliyorum.. -Ben günah hastalığından anlamam... Ben delilere ilâç hazırlıyorum.. Konuşulanları duyan bir deli güler ve -Senin hastalığının çaresi bende der ve şu tarifeyi sunar: "Tevbe kökü ile istiğfar yaprağını karıştır... Kalb havanında tevhîd tokmağı ile döv, insaf eleğinden geçir, göz yaşıyla yoğur, aşk fırınında pişir... Akşam-sabah bol miktarda ye... Hastalığından eser kalmaz" Beyazid-i Bestami: "Hay Allah, gerçek deliler sokaklarda gezerken, işte bunları deli diye buraya tıkıyorlar" der.
  • #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu Bayezid-i Bestamî tımarhanenin önünden geçerken, hizmetçinin tokmakla birşeyler dövdüğünü görür: -Ne yapıyorsun? -Burası tımarhanedir. Delilere ilâç yapıyorum. -Benim hastalığıma da bir ilâç tavsiye eder misin? -Hastalığını söyle. -Çok günah işliyorum.. -Ben günah hastalığından anlamam... Ben delilere ilâç hazırlıyorum.. Konuşulanları duyan bir deli güler ve -Senin hastalığının çaresi bende der ve şu tarifeyi sunar: "Tevbe kökü ile istiğfar yaprağını karıştır... Kalb havanında tevhîd tokmağı ile döv, insaf eleğinden geçir, göz yaşıyla yoğur, aşk fırınında pişir... Akşam-sabah bol miktarda ye... Hastalığından eser kalmaz" Beyazid-i Bestami: "Hay Allah, gerçek deliler sokaklarda gezerken, işte bunları deli diye buraya tıkıyorlar" der.
  • 4 0
  • elemegidiyarim - 🎀El Emeği Diyarım🎀 @elemegidiyarim 8 hours ago
  • #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu Bir hükümdar maiyetiyle birlikte ülkesinde bir gezintiye çıkmıştı. Yolu üzerindeki bir köyde çok yaşlı bir adamın tarlasına fidan dikmekle meşgul olduğunu gördü. İhtiyara uzaktan seslendi: - Baba, sen ne diye fidan dikmeye uğraşıyorsun? Maşallah yaşını yaşamışsın, bu diktiğin fidanların meyvesinden herhalde yiyemezsin.. İhtiyar cevap verdi: - Bu diktiğim fidanların meyvesini bizim yememiz şart değil evlat. Biz nasıl bizden öncekilerin diktiği fidanların meyvesinden yedikse, bizim diktiğimiz fidanların meyvesini de bizden sonrakiler yer.

Bu cevap hükümdarın hoşuna gitti ve ihtiyara bir kese altın verilmesini emretti. 
İhtiyar bu ihsanı karşılıksız bırakmadı: - Gördün mü evlat, bizim diktiğimiz fidanlar şimdiden meyve verdi. 
Bu cevap da hükümdarın hoşuna gitti, bir kese daha altın verilmesini emretti. 
Yaşlı köylü sıradan biri değildi. Çarıklı erkânı harp diye nitelenen kişilerden biriydi: - Evlat herkesin diktiği fidan yılda bir defa meyve verir, bizim diktiğimiz fidan yılda iki defa meyva verdi.

Bu diplomatça cevap da hükümdarın hoşuna gitti ve bir kese daha altın verilmesini emretti. Ama bu defa vezir araya girdi ve hükümdarı uyardı: - Aman sultanım bir an önce buradan uzaklaşalım. Bu ihtiyar bu gidişle tarlasına fidan dikmek yerine, devletin hazinesine darı ekecek... #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu Bir hükümdar maiyetiyle birlikte ülkesinde bir gezintiye çıkmıştı. Yolu üzerindeki bir köyde çok yaşlı bir adamın tarlasına fidan dikmekle meşgul olduğunu gördü. İhtiyara uzaktan seslendi: - Baba, sen ne diye fidan dikmeye uğraşıyorsun? Maşallah yaşını yaşamışsın, bu diktiğin fidanların meyvesinden herhalde yiyemezsin.. İhtiyar cevap verdi: - Bu diktiğim fidanların meyvesini bizim yememiz şart değil evlat. Biz nasıl bizden öncekilerin diktiği fidanların meyvesinden yedikse, bizim diktiğimiz fidanların meyvesini de bizden sonrakiler yer. Bu cevap hükümdarın hoşuna gitti ve ihtiyara bir kese altın verilmesini emretti. İhtiyar bu ihsanı karşılıksız bırakmadı: - Gördün mü evlat, bizim diktiğimiz fidanlar şimdiden meyve verdi. Bu cevap da hükümdarın hoşuna gitti, bir kese daha altın verilmesini emretti. Yaşlı köylü sıradan biri değildi. Çarıklı erkânı harp diye nitelenen kişilerden biriydi: - Evlat herkesin diktiği fidan yılda bir defa meyve verir, bizim diktiğimiz fidan yılda iki defa meyva verdi. Bu diplomatça cevap da hükümdarın hoşuna gitti ve bir kese daha altın verilmesini emretti. Ama bu defa vezir araya girdi ve hükümdarı uyardı: - Aman sultanım bir an önce buradan uzaklaşalım. Bu ihtiyar bu gidişle tarlasına fidan dikmek yerine, devletin hazinesine darı ekecek...
  • #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu Bir hükümdar maiyetiyle birlikte ülkesinde bir gezintiye çıkmıştı. Yolu üzerindeki bir köyde çok yaşlı bir adamın tarlasına fidan dikmekle meşgul olduğunu gördü. İhtiyara uzaktan seslendi: - Baba, sen ne diye fidan dikmeye uğraşıyorsun? Maşallah yaşını yaşamışsın, bu diktiğin fidanların meyvesinden herhalde yiyemezsin.. İhtiyar cevap verdi: - Bu diktiğim fidanların meyvesini bizim yememiz şart değil evlat. Biz nasıl bizden öncekilerin diktiği fidanların meyvesinden yedikse, bizim diktiğimiz fidanların meyvesini de bizden sonrakiler yer. Bu cevap hükümdarın hoşuna gitti ve ihtiyara bir kese altın verilmesini emretti. İhtiyar bu ihsanı karşılıksız bırakmadı: - Gördün mü evlat, bizim diktiğimiz fidanlar şimdiden meyve verdi. Bu cevap da hükümdarın hoşuna gitti, bir kese daha altın verilmesini emretti. Yaşlı köylü sıradan biri değildi. Çarıklı erkânı harp diye nitelenen kişilerden biriydi: - Evlat herkesin diktiği fidan yılda bir defa meyve verir, bizim diktiğimiz fidan yılda iki defa meyva verdi. Bu diplomatça cevap da hükümdarın hoşuna gitti ve bir kese daha altın verilmesini emretti. Ama bu defa vezir araya girdi ve hükümdarı uyardı: - Aman sultanım bir an önce buradan uzaklaşalım. Bu ihtiyar bu gidişle tarlasına fidan dikmek yerine, devletin hazinesine darı ekecek...
  • 2 0
  • elemegidiyarim - 🎀El Emeği Diyarım🎀 @elemegidiyarim 8 hours ago
  • #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu Yaşlı bir adam emekliye ayrılır ve kendine bir lisenin yanında küçük bir ev alır. Emekliliğinin ilk birkaç haftasını huzur içinde geçirir; ama sonra ders yılı başlar. Okulların açıldığı ilk gün dersten çıkan öğrenciler yollarının üzerindeki her çöp bidonunu tekmelerler, bağırıp, çağırarak geçer giderler. Bu çekilmez gürültü günler sürer ve yaşlı adam bir önlem almaya karar verir. 
Ertesi gün çocuklar gürültüyle evine doğru yaklaşırken, kapının önüne çıkar onları durdurur ve ; - "Çok tatlı çocuklarsınız, çok da eğleniyorsunuz. Bu neşenizi sürdürmenizi istiyorum sizden. Ben de sizlerin yaşındayken aynı şekilde gürültüler çıkarmaktan hoşlanırdım, bana gençliğimi hatırlatıyorsunuz. Eğer her gün buradan geçer ve gürültü yaparsanız size her gün bir dolar vereceğim." der.

Bu teklif çocukların çok hoşuna gider ve gürültüyü sürdürürler. Birkaç gün sonra yaşlı adam yine çocukların önüne çıkar ve şöyle der: - "Çocuklar enflasyon beni de etkilemeye başladı. Bundan böyle size sadece günde elli sent verebilirim"... Çocuklar pek hoşlanmazlar ama yine devam ederler gürültüye. Aradan bir kaç gün daha geçer ve yaşlı adam yine karşılar onları. - "Bakın" der, "Henüz maaşımı almadım bu yüzden size günde ancak 25 sent verebilirim, tamam mı?". Çocuklar : - "İmkansız bayım" der.

İçlerinden biri, "Günde 25 sent için bu işi yapacağımızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Biz işi bırakıyoruz". #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu Yaşlı bir adam emekliye ayrılır ve kendine bir lisenin yanında küçük bir ev alır. Emekliliğinin ilk birkaç haftasını huzur içinde geçirir; ama sonra ders yılı başlar. Okulların açıldığı ilk gün dersten çıkan öğrenciler yollarının üzerindeki her çöp bidonunu tekmelerler, bağırıp, çağırarak geçer giderler. Bu çekilmez gürültü günler sürer ve yaşlı adam bir önlem almaya karar verir. Ertesi gün çocuklar gürültüyle evine doğru yaklaşırken, kapının önüne çıkar onları durdurur ve ; - "Çok tatlı çocuklarsınız, çok da eğleniyorsunuz. Bu neşenizi sürdürmenizi istiyorum sizden. Ben de sizlerin yaşındayken aynı şekilde gürültüler çıkarmaktan hoşlanırdım, bana gençliğimi hatırlatıyorsunuz. Eğer her gün buradan geçer ve gürültü yaparsanız size her gün bir dolar vereceğim." der. Bu teklif çocukların çok hoşuna gider ve gürültüyü sürdürürler. Birkaç gün sonra yaşlı adam yine çocukların önüne çıkar ve şöyle der: - "Çocuklar enflasyon beni de etkilemeye başladı. Bundan böyle size sadece günde elli sent verebilirim"... Çocuklar pek hoşlanmazlar ama yine devam ederler gürültüye. Aradan bir kaç gün daha geçer ve yaşlı adam yine karşılar onları. - "Bakın" der, "Henüz maaşımı almadım bu yüzden size günde ancak 25 sent verebilirim, tamam mı?". Çocuklar : - "İmkansız bayım" der. İçlerinden biri, "Günde 25 sent için bu işi yapacağımızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Biz işi bırakıyoruz".
  • #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu Yaşlı bir adam emekliye ayrılır ve kendine bir lisenin yanında küçük bir ev alır. Emekliliğinin ilk birkaç haftasını huzur içinde geçirir; ama sonra ders yılı başlar. Okulların açıldığı ilk gün dersten çıkan öğrenciler yollarının üzerindeki her çöp bidonunu tekmelerler, bağırıp, çağırarak geçer giderler. Bu çekilmez gürültü günler sürer ve yaşlı adam bir önlem almaya karar verir. Ertesi gün çocuklar gürültüyle evine doğru yaklaşırken, kapının önüne çıkar onları durdurur ve ; - "Çok tatlı çocuklarsınız, çok da eğleniyorsunuz. Bu neşenizi sürdürmenizi istiyorum sizden. Ben de sizlerin yaşındayken aynı şekilde gürültüler çıkarmaktan hoşlanırdım, bana gençliğimi hatırlatıyorsunuz. Eğer her gün buradan geçer ve gürültü yaparsanız size her gün bir dolar vereceğim." der. Bu teklif çocukların çok hoşuna gider ve gürültüyü sürdürürler. Birkaç gün sonra yaşlı adam yine çocukların önüne çıkar ve şöyle der: - "Çocuklar enflasyon beni de etkilemeye başladı. Bundan böyle size sadece günde elli sent verebilirim"... Çocuklar pek hoşlanmazlar ama yine devam ederler gürültüye. Aradan bir kaç gün daha geçer ve yaşlı adam yine karşılar onları. - "Bakın" der, "Henüz maaşımı almadım bu yüzden size günde ancak 25 sent verebilirim, tamam mı?". Çocuklar : - "İmkansız bayım" der. İçlerinden biri, "Günde 25 sent için bu işi yapacağımızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Biz işi bırakıyoruz".
  • 2 0
  • elemegidiyarim - 🎀El Emeği Diyarım🎀 @elemegidiyarim 8 hours ago
  • #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu "Ölmek değildir ömrünün en feci işi, Müşkül odur ki ölmeden evvel ölür kişi." (Yahya Kemal Beyatlı) 
Onyedinci asır başında yaşamış ülemadan ve Sultan 1. Ahmed'in şeyhülislamlarından Çelebi Müfti ismiyle meşhur, Hocazade Mehmed Efendi, bulaşıcı hastalıklardan çok korkan bir adamdı. 
Çelebi'nin bulunduğu yerde hastalık ve ölümden katiyyen bahsedilmez, kendisi de hiç kimsenin hasta ziyaretine ve cenazesine asla gitmezdi. 
Bir gün, evinin hizmetçilerinden biri hastalanıp vefat etti. Efendi hazretleri hiç tereddüt etmeden, konağına bir duvarcı ustası çağırdı. Ustaya, evin hizmetçisinin öldüğü odanın kapısını örmesini söyledi. Usta, kapıya boydan boya duvar ördükten sonra Çelebi, ayrı bir direktif verdi: 
Bunlar bir vakit beyler idi, kapıcılar korlar idi, 
Gel gör şimdi, bilmeyesin bey hangidir ya kulları? (Yunus Emre) - Şimdi git, bahçe tarafından dolaş ve o odanın duvarını del, naaşı çıkarıp gömsünler. Bu oda da bir daha kullanılmasın. 
Hikmet-i İlahi, "sakınan göze çöp batar" misali, bütün dikkatine rağmen Hocazade Mehmed Efendi vebaya yakalanarak hayata veda etti. #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu "Ölmek değildir ömrünün en feci işi, Müşkül odur ki ölmeden evvel ölür kişi." (Yahya Kemal Beyatlı) Onyedinci asır başında yaşamış ülemadan ve Sultan 1. Ahmed'in şeyhülislamlarından Çelebi Müfti ismiyle meşhur, Hocazade Mehmed Efendi, bulaşıcı hastalıklardan çok korkan bir adamdı. Çelebi'nin bulunduğu yerde hastalık ve ölümden katiyyen bahsedilmez, kendisi de hiç kimsenin hasta ziyaretine ve cenazesine asla gitmezdi. Bir gün, evinin hizmetçilerinden biri hastalanıp vefat etti. Efendi hazretleri hiç tereddüt etmeden, konağına bir duvarcı ustası çağırdı. Ustaya, evin hizmetçisinin öldüğü odanın kapısını örmesini söyledi. Usta, kapıya boydan boya duvar ördükten sonra Çelebi, ayrı bir direktif verdi: Bunlar bir vakit beyler idi, kapıcılar korlar idi, Gel gör şimdi, bilmeyesin bey hangidir ya kulları? (Yunus Emre) - Şimdi git, bahçe tarafından dolaş ve o odanın duvarını del, naaşı çıkarıp gömsünler. Bu oda da bir daha kullanılmasın. Hikmet-i İlahi, "sakınan göze çöp batar" misali, bütün dikkatine rağmen Hocazade Mehmed Efendi vebaya yakalanarak hayata veda etti.
  • #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu "Ölmek değildir ömrünün en feci işi, Müşkül odur ki ölmeden evvel ölür kişi." (Yahya Kemal Beyatlı) Onyedinci asır başında yaşamış ülemadan ve Sultan 1. Ahmed'in şeyhülislamlarından Çelebi Müfti ismiyle meşhur, Hocazade Mehmed Efendi, bulaşıcı hastalıklardan çok korkan bir adamdı. Çelebi'nin bulunduğu yerde hastalık ve ölümden katiyyen bahsedilmez, kendisi de hiç kimsenin hasta ziyaretine ve cenazesine asla gitmezdi. Bir gün, evinin hizmetçilerinden biri hastalanıp vefat etti. Efendi hazretleri hiç tereddüt etmeden, konağına bir duvarcı ustası çağırdı. Ustaya, evin hizmetçisinin öldüğü odanın kapısını örmesini söyledi. Usta, kapıya boydan boya duvar ördükten sonra Çelebi, ayrı bir direktif verdi: Bunlar bir vakit beyler idi, kapıcılar korlar idi, Gel gör şimdi, bilmeyesin bey hangidir ya kulları? (Yunus Emre) - Şimdi git, bahçe tarafından dolaş ve o odanın duvarını del, naaşı çıkarıp gömsünler. Bu oda da bir daha kullanılmasın. Hikmet-i İlahi, "sakınan göze çöp batar" misali, bütün dikkatine rağmen Hocazade Mehmed Efendi vebaya yakalanarak hayata veda etti.
  • 2 0
  • elemegidiyarim - 🎀El Emeği Diyarım🎀 @elemegidiyarim 8 hours ago
  • #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu Behlül Dana birgün Harun Reşid’den bir vazife istedi. Harun Reşid de ona çarşı pazar ağalığını (denetimini) verdi. Behlül hemen işe koyuldu. İlk olarak bir fırına gitti. Birkaç ekmek tarttı hepsi normal gramajından noksan geldi. Dönüp fırıncı ya sordu: "Hayatından memnun musun, geçinebiliyor musun, çoluk-çocuğunla ağzının tadı var mı?" Adam her soruya olumsuz cevap verdi. Memnun olduğu bir şey yoktu. Behlül birşey demeden ayrıldı ve bir başka fırına geçti. Orada da birkaç ekmek tarttı ve gördü ki bütün ekmekler gramajından fazla geliyor, eksik gelmiyor. Aynı soruları bu fırının sahibine de sordu ve her soruya olumlu cevap aldı. Bundan sonra başka bir yere uğramadan doğru Harun Reşid’in huzuruna çıktı ve yeni bir vazife istedi. Harun Reşid, "Behlül daha demin vazife verdik sana ne çabuk bıktın?" dedi. 
Behlül açıkladı: - Efendimiz çarşı pazarın ağası varmış. Benden önce ekmekleri tartmış, vicdanları tartmış, buna göre herkes hesabını ödemiş, bana ihtiyaç kalmamış. #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu Behlül Dana birgün Harun Reşid’den bir vazife istedi. Harun Reşid de ona çarşı pazar ağalığını (denetimini) verdi. Behlül hemen işe koyuldu. İlk olarak bir fırına gitti. Birkaç ekmek tarttı hepsi normal gramajından noksan geldi. Dönüp fırıncı ya sordu: "Hayatından memnun musun, geçinebiliyor musun, çoluk-çocuğunla ağzının tadı var mı?" Adam her soruya olumsuz cevap verdi. Memnun olduğu bir şey yoktu. Behlül birşey demeden ayrıldı ve bir başka fırına geçti. Orada da birkaç ekmek tarttı ve gördü ki bütün ekmekler gramajından fazla geliyor, eksik gelmiyor. Aynı soruları bu fırının sahibine de sordu ve her soruya olumlu cevap aldı. Bundan sonra başka bir yere uğramadan doğru Harun Reşid’in huzuruna çıktı ve yeni bir vazife istedi. Harun Reşid, "Behlül daha demin vazife verdik sana ne çabuk bıktın?" dedi. Behlül açıkladı: - Efendimiz çarşı pazarın ağası varmış. Benden önce ekmekleri tartmış, vicdanları tartmış, buna göre herkes hesabını ödemiş, bana ihtiyaç kalmamış.
  • #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu Behlül Dana birgün Harun Reşid’den bir vazife istedi. Harun Reşid de ona çarşı pazar ağalığını (denetimini) verdi. Behlül hemen işe koyuldu. İlk olarak bir fırına gitti. Birkaç ekmek tarttı hepsi normal gramajından noksan geldi. Dönüp fırıncı ya sordu: "Hayatından memnun musun, geçinebiliyor musun, çoluk-çocuğunla ağzının tadı var mı?" Adam her soruya olumsuz cevap verdi. Memnun olduğu bir şey yoktu. Behlül birşey demeden ayrıldı ve bir başka fırına geçti. Orada da birkaç ekmek tarttı ve gördü ki bütün ekmekler gramajından fazla geliyor, eksik gelmiyor. Aynı soruları bu fırının sahibine de sordu ve her soruya olumlu cevap aldı. Bundan sonra başka bir yere uğramadan doğru Harun Reşid’in huzuruna çıktı ve yeni bir vazife istedi. Harun Reşid, "Behlül daha demin vazife verdik sana ne çabuk bıktın?" dedi. Behlül açıkladı: - Efendimiz çarşı pazarın ağası varmış. Benden önce ekmekleri tartmış, vicdanları tartmış, buna göre herkes hesabını ödemiş, bana ihtiyaç kalmamış.
  • 2 0
  • elemegidiyarim - 🎀El Emeği Diyarım🎀 @elemegidiyarim 8 hours ago
  • #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu İkinci Dünya Savaşı'nın bütün şiddetiyle devam ettiği barut kokulu dehşet günlerinin birinde İngiliz Başbakanı Winston Churchill ülkesinin sivil savunma güçlerine moral vermeye gidecekti. 
Şöförü, Başbakanın hareketi için arabanın başında hazır bekliyordu. Churchill kapıdan gözükünce şöför, onun binmesi için her zamanki gibi arabanın sol arka kapısını açtı. Churchill hayatında ilk ve son olarak açık kapıyı bırakıp arabanın öteki kapısından bindi. 
Şöför, Churchill'in hiç alışık olmadığı bu garip davranışına bir anlam veremedi. Arabayı çalıştırdı ve gidecekleri yere doğru yola çıktı. 
Makam arabası yola çıktıktan kısa süre sonra süratle bir geçitten geçerken bir bomba patladı ve arabanın iki tekerleği havaya fırladı. Oldukça kilolu olan Başbakanın ağırlığı sayesinde araba devrilmeden az bir sendeleme ile dengesini buldu. Böylece Churchill ve söförü ölümden kılpayı kurtuldular. 
Patlamadan sonra Churchill'e, makam arabasına niçin her zaman aynı kapıdan bindiği halde o gün bir anda vazgeçip öteki kapıdan bindiği sorulduğunda İngiliz Başbakanı, "İçimden bir ses 'Dur, arabanın öbür yanına geç ve oradan bin' dedi. Ben de öyle yaptım." diye cevap verdi. #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu İkinci Dünya Savaşı'nın bütün şiddetiyle devam ettiği barut kokulu dehşet günlerinin birinde İngiliz Başbakanı Winston Churchill ülkesinin sivil savunma güçlerine moral vermeye gidecekti. Şöförü, Başbakanın hareketi için arabanın başında hazır bekliyordu. Churchill kapıdan gözükünce şöför, onun binmesi için her zamanki gibi arabanın sol arka kapısını açtı. Churchill hayatında ilk ve son olarak açık kapıyı bırakıp arabanın öteki kapısından bindi. Şöför, Churchill'in hiç alışık olmadığı bu garip davranışına bir anlam veremedi. Arabayı çalıştırdı ve gidecekleri yere doğru yola çıktı. Makam arabası yola çıktıktan kısa süre sonra süratle bir geçitten geçerken bir bomba patladı ve arabanın iki tekerleği havaya fırladı. Oldukça kilolu olan Başbakanın ağırlığı sayesinde araba devrilmeden az bir sendeleme ile dengesini buldu. Böylece Churchill ve söförü ölümden kılpayı kurtuldular. Patlamadan sonra Churchill'e, makam arabasına niçin her zaman aynı kapıdan bindiği halde o gün bir anda vazgeçip öteki kapıdan bindiği sorulduğunda İngiliz Başbakanı, "İçimden bir ses 'Dur, arabanın öbür yanına geç ve oradan bin' dedi. Ben de öyle yaptım." diye cevap verdi.
  • #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu İkinci Dünya Savaşı'nın bütün şiddetiyle devam ettiği barut kokulu dehşet günlerinin birinde İngiliz Başbakanı Winston Churchill ülkesinin sivil savunma güçlerine moral vermeye gidecekti. Şöförü, Başbakanın hareketi için arabanın başında hazır bekliyordu. Churchill kapıdan gözükünce şöför, onun binmesi için her zamanki gibi arabanın sol arka kapısını açtı. Churchill hayatında ilk ve son olarak açık kapıyı bırakıp arabanın öteki kapısından bindi. Şöför, Churchill'in hiç alışık olmadığı bu garip davranışına bir anlam veremedi. Arabayı çalıştırdı ve gidecekleri yere doğru yola çıktı. Makam arabası yola çıktıktan kısa süre sonra süratle bir geçitten geçerken bir bomba patladı ve arabanın iki tekerleği havaya fırladı. Oldukça kilolu olan Başbakanın ağırlığı sayesinde araba devrilmeden az bir sendeleme ile dengesini buldu. Böylece Churchill ve söförü ölümden kılpayı kurtuldular. Patlamadan sonra Churchill'e, makam arabasına niçin her zaman aynı kapıdan bindiği halde o gün bir anda vazgeçip öteki kapıdan bindiği sorulduğunda İngiliz Başbakanı, "İçimden bir ses 'Dur, arabanın öbür yanına geç ve oradan bin' dedi. Ben de öyle yaptım." diye cevap verdi.
  • 2 0
  • elemegidiyarim - 🎀El Emeği Diyarım🎀 @elemegidiyarim 8 hours ago
  • #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu Bağdat'ta cimri bir adam yaşardı. Cimriye, rüyasında, bütün malının, insanlara yemek ikram eden, cömertliğiyle meşhur Ahmed-i Haddâd'ın olacağı gösterilir.
Cimri kalkar : "Bir hile ile malımı ona vermemem lazımdır" der. İçi oyuk büyük bir baston yaptırır. Altınlarının yarısını bastonun içine koyar. İki ucunu kapatıp, bastonu Dicle Nehri'ne atar. 
Ahmed-i Haddâd, sandala binip karşıya geçerken bastonu Dicle Nehri'ne düşer. Kayıkçıya bir dirhem gümüş para verip bastonunu çıkarmasını söyler. 
Kayıkçı, suya dalar ve bastonu bulur. Mesleği demircilik olan Ahmed-i Haddâd, bastonun daha ağır olduğunu fark eder. Dükkanda ucunu açar ve altınları çıkarır. Cimri durumu görünce: "Paraların yarısını kaptırmayacağım" diyen cimri, un alır, ekmek pişirir ve bunları fakirlere dağıtır. Yiyenlerin hepsinin dişleri ağrımaya başlar. 
Fakirler ekmek paralarını Ahmed-i Haddâd'a verip, karşılığında dişlerini tedavi ettirirler. 
Cimrinin bütün parası Ahmed-i Haddâd'a geçer. Bunu duyan cimri, hastalanıp ölür. #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu Bağdat'ta cimri bir adam yaşardı. Cimriye, rüyasında, bütün malının, insanlara yemek ikram eden, cömertliğiyle meşhur Ahmed-i Haddâd'ın olacağı gösterilir. Cimri kalkar : "Bir hile ile malımı ona vermemem lazımdır" der. İçi oyuk büyük bir baston yaptırır. Altınlarının yarısını bastonun içine koyar. İki ucunu kapatıp, bastonu Dicle Nehri'ne atar. Ahmed-i Haddâd, sandala binip karşıya geçerken bastonu Dicle Nehri'ne düşer. Kayıkçıya bir dirhem gümüş para verip bastonunu çıkarmasını söyler. Kayıkçı, suya dalar ve bastonu bulur. Mesleği demircilik olan Ahmed-i Haddâd, bastonun daha ağır olduğunu fark eder. Dükkanda ucunu açar ve altınları çıkarır. Cimri durumu görünce: "Paraların yarısını kaptırmayacağım" diyen cimri, un alır, ekmek pişirir ve bunları fakirlere dağıtır. Yiyenlerin hepsinin dişleri ağrımaya başlar. Fakirler ekmek paralarını Ahmed-i Haddâd'a verip, karşılığında dişlerini tedavi ettirirler. Cimrinin bütün parası Ahmed-i Haddâd'a geçer. Bunu duyan cimri, hastalanıp ölür.
  • #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu Bağdat'ta cimri bir adam yaşardı. Cimriye, rüyasında, bütün malının, insanlara yemek ikram eden, cömertliğiyle meşhur Ahmed-i Haddâd'ın olacağı gösterilir. Cimri kalkar : "Bir hile ile malımı ona vermemem lazımdır" der. İçi oyuk büyük bir baston yaptırır. Altınlarının yarısını bastonun içine koyar. İki ucunu kapatıp, bastonu Dicle Nehri'ne atar. Ahmed-i Haddâd, sandala binip karşıya geçerken bastonu Dicle Nehri'ne düşer. Kayıkçıya bir dirhem gümüş para verip bastonunu çıkarmasını söyler. Kayıkçı, suya dalar ve bastonu bulur. Mesleği demircilik olan Ahmed-i Haddâd, bastonun daha ağır olduğunu fark eder. Dükkanda ucunu açar ve altınları çıkarır. Cimri durumu görünce: "Paraların yarısını kaptırmayacağım" diyen cimri, un alır, ekmek pişirir ve bunları fakirlere dağıtır. Yiyenlerin hepsinin dişleri ağrımaya başlar. Fakirler ekmek paralarını Ahmed-i Haddâd'a verip, karşılığında dişlerini tedavi ettirirler. Cimrinin bütün parası Ahmed-i Haddâd'a geçer. Bunu duyan cimri, hastalanıp ölür.
  • 2 0
  • elemegidiyarim - 🎀El Emeği Diyarım🎀 @elemegidiyarim 9 hours ago
  • #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu "İnsana en güzel sıfatı 'fani' diyen vermiştir." (Cenap Şahabeddin) 
Sultan II. Abdülhamid devrinde yaşamış ve Hasköylü Salih olarak bilinen yaman bir denizci vardı. 
İstanbul Haliç'te sandalcılık yaparak geçimini temin eden bu kurt denizci, Boğaz sularında ekmek teknesiyle tam 15 defa deniz kazası geçirmiş, hepsinden de sağ salim kurtulmak nasip olmuştu. 
Feleğin çemberinden geçmiş tecrübeli bir denizci olan Salih, günün birinde Hasköy'de kahvehanede otururken kahveciden içmek için bir bardak su istedi. 
Kaderin garip tecellisine bakın ki, 15 deniz kazasından kurtulup sağ kalabilen bu tecrübeli denizci, içtiği bir bardak sudan boğularak hayatını kaybetti. #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu "İnsana en güzel sıfatı 'fani' diyen vermiştir." (Cenap Şahabeddin) Sultan II. Abdülhamid devrinde yaşamış ve Hasköylü Salih olarak bilinen yaman bir denizci vardı. İstanbul Haliç'te sandalcılık yaparak geçimini temin eden bu kurt denizci, Boğaz sularında ekmek teknesiyle tam 15 defa deniz kazası geçirmiş, hepsinden de sağ salim kurtulmak nasip olmuştu. Feleğin çemberinden geçmiş tecrübeli bir denizci olan Salih, günün birinde Hasköy'de kahvehanede otururken kahveciden içmek için bir bardak su istedi. Kaderin garip tecellisine bakın ki, 15 deniz kazasından kurtulup sağ kalabilen bu tecrübeli denizci, içtiği bir bardak sudan boğularak hayatını kaybetti.
  • #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu "İnsana en güzel sıfatı 'fani' diyen vermiştir." (Cenap Şahabeddin) Sultan II. Abdülhamid devrinde yaşamış ve Hasköylü Salih olarak bilinen yaman bir denizci vardı. İstanbul Haliç'te sandalcılık yaparak geçimini temin eden bu kurt denizci, Boğaz sularında ekmek teknesiyle tam 15 defa deniz kazası geçirmiş, hepsinden de sağ salim kurtulmak nasip olmuştu. Feleğin çemberinden geçmiş tecrübeli bir denizci olan Salih, günün birinde Hasköy'de kahvehanede otururken kahveciden içmek için bir bardak su istedi. Kaderin garip tecellisine bakın ki, 15 deniz kazasından kurtulup sağ kalabilen bu tecrübeli denizci, içtiği bir bardak sudan boğularak hayatını kaybetti.
  • 4 0
  • elemegidiyarim - 🎀El Emeği Diyarım🎀 @elemegidiyarim 9 hours ago
  • #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu Bir dilenci, Hz. Ali'den bir şeyler istedi. O da Hasan, Hüseyin Efendilerimizden birisine, "Annene git, kendisine verdiğim altı dirhemden birini al getir." dedi. Giden, geri geldiğinde, "Annem onları un almak için sakladığını söylüyor" dedi. Hz. Ali, "Kişi kendi elinde bulunandan çok Allah'a itimat etmedikçe tam iman etmemiştir. Git, o paraların hepsini getir." dedi. Hz. Fatıma, bu sefer paraların tamamını yolladı. Hz. Ali hepsini dilenciye verdi.

Bu hadisenin üzerinden birkaç dakika geçmemişti ki bulundukları yere bir deve satıcısı geldi. Hz. Ali, ona devenin kaç para olduğunu sordu, yüz kırk dirhem olduğunu öğrenince, "Paranı sonra almak üzere bana satar mısın?" dedi. Satıcı kabul etti ve devesini oraya bağlayıp gitti.

Biraz sonra birisi geldi ve devenin kime ait olduğunu sordu. Hz. Ali, kendisine ait olduğunu söyledi. Adam, "Satar mısın?" diye sorunca, Hz. Ali Efendimiz iki yüz dirheme adama sattı. Yüz kırk dirhemini deveyi satın aldığı adama verdikten sonra evine gitti. Biraz evvel altı dirhem aldığı Hz. Fatıma'ya, altmış dirhem verdi. O, hayretle, "Bu nedir?" diye sordu. Hz. Ali: "Allah Teala'nın, Peygamberimiz (s.a.v.) vasıtasıyla "Kim (Allah'ın huzuruna) bir hayır ile gelirse, ona onun on misli verilir" (En'am/160) şeklindeki vaadinin neticesidir." buyurdu. * * * * * * * * * 
Efendimiz (s.a.v.), "Cömertlik kökü cennette, dalları dünyada olan bir cennet ağacıdır." buyurarak insanlara cömertliği tavsiye ediyor, Hz. Ali Efendimiz de, bu hadise ile güven dersi veriyordu. #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu Bir dilenci, Hz. Ali'den bir şeyler istedi. O da Hasan, Hüseyin Efendilerimizden birisine, "Annene git, kendisine verdiğim altı dirhemden birini al getir." dedi. Giden, geri geldiğinde, "Annem onları un almak için sakladığını söylüyor" dedi. Hz. Ali, "Kişi kendi elinde bulunandan çok Allah'a itimat etmedikçe tam iman etmemiştir. Git, o paraların hepsini getir." dedi. Hz. Fatıma, bu sefer paraların tamamını yolladı. Hz. Ali hepsini dilenciye verdi. Bu hadisenin üzerinden birkaç dakika geçmemişti ki bulundukları yere bir deve satıcısı geldi. Hz. Ali, ona devenin kaç para olduğunu sordu, yüz kırk dirhem olduğunu öğrenince, "Paranı sonra almak üzere bana satar mısın?" dedi. Satıcı kabul etti ve devesini oraya bağlayıp gitti. Biraz sonra birisi geldi ve devenin kime ait olduğunu sordu. Hz. Ali, kendisine ait olduğunu söyledi. Adam, "Satar mısın?" diye sorunca, Hz. Ali Efendimiz iki yüz dirheme adama sattı. Yüz kırk dirhemini deveyi satın aldığı adama verdikten sonra evine gitti. Biraz evvel altı dirhem aldığı Hz. Fatıma'ya, altmış dirhem verdi. O, hayretle, "Bu nedir?" diye sordu. Hz. Ali: "Allah Teala'nın, Peygamberimiz (s.a.v.) vasıtasıyla "Kim (Allah'ın huzuruna) bir hayır ile gelirse, ona onun on misli verilir" (En'am/160) şeklindeki vaadinin neticesidir." buyurdu. * * * * * * * * * Efendimiz (s.a.v.), "Cömertlik kökü cennette, dalları dünyada olan bir cennet ağacıdır." buyurarak insanlara cömertliği tavsiye ediyor, Hz. Ali Efendimiz de, bu hadise ile güven dersi veriyordu.
  • #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu Bir dilenci, Hz. Ali'den bir şeyler istedi. O da Hasan, Hüseyin Efendilerimizden birisine, "Annene git, kendisine verdiğim altı dirhemden birini al getir." dedi. Giden, geri geldiğinde, "Annem onları un almak için sakladığını söylüyor" dedi. Hz. Ali, "Kişi kendi elinde bulunandan çok Allah'a itimat etmedikçe tam iman etmemiştir. Git, o paraların hepsini getir." dedi. Hz. Fatıma, bu sefer paraların tamamını yolladı. Hz. Ali hepsini dilenciye verdi. Bu hadisenin üzerinden birkaç dakika geçmemişti ki bulundukları yere bir deve satıcısı geldi. Hz. Ali, ona devenin kaç para olduğunu sordu, yüz kırk dirhem olduğunu öğrenince, "Paranı sonra almak üzere bana satar mısın?" dedi. Satıcı kabul etti ve devesini oraya bağlayıp gitti. Biraz sonra birisi geldi ve devenin kime ait olduğunu sordu. Hz. Ali, kendisine ait olduğunu söyledi. Adam, "Satar mısın?" diye sorunca, Hz. Ali Efendimiz iki yüz dirheme adama sattı. Yüz kırk dirhemini deveyi satın aldığı adama verdikten sonra evine gitti. Biraz evvel altı dirhem aldığı Hz. Fatıma'ya, altmış dirhem verdi. O, hayretle, "Bu nedir?" diye sordu. Hz. Ali: "Allah Teala'nın, Peygamberimiz (s.a.v.) vasıtasıyla "Kim (Allah'ın huzuruna) bir hayır ile gelirse, ona onun on misli verilir" (En'am/160) şeklindeki vaadinin neticesidir." buyurdu. * * * * * * * * * Efendimiz (s.a.v.), "Cömertlik kökü cennette, dalları dünyada olan bir cennet ağacıdır." buyurarak insanlara cömertliği tavsiye ediyor, Hz. Ali Efendimiz de, bu hadise ile güven dersi veriyordu.
  • 3 0
  • elemegidiyarim - 🎀El Emeği Diyarım🎀 @elemegidiyarim 9 hours ago
  • #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu Kumandanlarından biri bir zafer dönüşü Halife Hz. Ömer’in huzuruna çıktı. Yanında kısa boylu, tıknaz biri bulunuyordu. Hz. Ömer "Bu kim?" diye sordu. Kumandan anlattı: "Efendim bu benim sağ kolumdur. Hangi görevi verdimse başarı ile tamamladı. En gizli haberleri yerine ulaştırdı. Bazen bir orduya bedel hizmet gördü. Zaferlerimi onun sayesinde kazandım diyebilirim." Aradan zaman geçti, aynı kumandan halifenin huzuruna yeniden çıktı. Ama mağlup bir kumandan olarak Halife sordu: - Hani sağ kolun nerede? - Sormayın ya Ömer, ihanet etti, düşman tarafına geçti. 
Hz. Ömer bu defa konuştu: - Allah’tan başka hiç kimseye dayanmamak gerektiğini geçen sefer söyleyecektim vazgeçtim. Bir musibet bin nasihattan yeğdir diye düşündüm. #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu Kumandanlarından biri bir zafer dönüşü Halife Hz. Ömer’in huzuruna çıktı. Yanında kısa boylu, tıknaz biri bulunuyordu. Hz. Ömer "Bu kim?" diye sordu. Kumandan anlattı: "Efendim bu benim sağ kolumdur. Hangi görevi verdimse başarı ile tamamladı. En gizli haberleri yerine ulaştırdı. Bazen bir orduya bedel hizmet gördü. Zaferlerimi onun sayesinde kazandım diyebilirim." Aradan zaman geçti, aynı kumandan halifenin huzuruna yeniden çıktı. Ama mağlup bir kumandan olarak Halife sordu: - Hani sağ kolun nerede? - Sormayın ya Ömer, ihanet etti, düşman tarafına geçti. Hz. Ömer bu defa konuştu: - Allah’tan başka hiç kimseye dayanmamak gerektiğini geçen sefer söyleyecektim vazgeçtim. Bir musibet bin nasihattan yeğdir diye düşündüm.
  • #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu Kumandanlarından biri bir zafer dönüşü Halife Hz. Ömer’in huzuruna çıktı. Yanında kısa boylu, tıknaz biri bulunuyordu. Hz. Ömer "Bu kim?" diye sordu. Kumandan anlattı: "Efendim bu benim sağ kolumdur. Hangi görevi verdimse başarı ile tamamladı. En gizli haberleri yerine ulaştırdı. Bazen bir orduya bedel hizmet gördü. Zaferlerimi onun sayesinde kazandım diyebilirim." Aradan zaman geçti, aynı kumandan halifenin huzuruna yeniden çıktı. Ama mağlup bir kumandan olarak Halife sordu: - Hani sağ kolun nerede? - Sormayın ya Ömer, ihanet etti, düşman tarafına geçti. Hz. Ömer bu defa konuştu: - Allah’tan başka hiç kimseye dayanmamak gerektiğini geçen sefer söyleyecektim vazgeçtim. Bir musibet bin nasihattan yeğdir diye düşündüm.
  • 3 0
  • elemegidiyarim - 🎀El Emeği Diyarım🎀 @elemegidiyarim 9 hours ago
  • #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Beni İsrail'den bin dinar borç para isteyen bir kimseden bahsetti. Beni İsrail'den borç talep ettiği kimse: "Bana şâhidlerini getir, onların huzurunda vereyim, şahid olsunlar!" dedi. İsteyen ise: "Şahid olarak Allah yeter!" dedi. Öbürü: "Öyleyse buna kefil getir" dedi. Berikisi "Kefil olarak Allah yeter" dedi. Öbürü: "Doğru söyledin!" dedi ve belli bir vade ile parayı ona verdi. Adam deniz yolculuğuna çıktı ve ihtiyacını gördü. Sonra borcunu vadesi içinde ödemek maksadıyla geri dönmek üzere bir gemi aradı, ama bulamadı. Bunun üzerine bir odun parçası alıp içini oydu. Bin dinarı sahibine hitabeden bir mektupla birlikte oyuğa yerleştirdi. Sonra oyuğun ağzını kapayıp düzledi. Sonra da denize getirip: "Ey Allahım, biliyorsun ki, ben falanndan bin dinar borç almıştım. Benden şahid istediğinde ben: "Şahid olarak Allah yeter!" demiştim. O da şahid olarak sana razı oldu. Benden kefil isteyince de: "Kefil olarak Allah yeter!" demiştim. O da kefil olarak sana razı olmuştu. ben ise şimdi, bir gemi bulmak için gayret ettim, ama bulamadım. Şimdi onu sana emânet ediyorum!" dedi ve odun parçasını denize ettı ve odun denize gömüldü.

Sonra oradan ayrılıp, kendini memleketine götürecek bir gemi aramaya başladı. Borç veren kimse de, parasını getirecek gemiyi beklemeye başladı. Gemi yoktu ama, içinde parası bulanan odun parçasını buldu. Onu ailesine odun yapmak üzere aldı. (Testere ile) parçalayınca parayı ve mektubu buldu.

Bir müddet sonra borç alan kimse geldi. Bin dinarla adama uğradı ve: "Malını getirmek için aralıksız gemi aradım. Ancak benni getirenden daha önce gelen bir gemi bulamadım" dedi. Alacaklı: "Sen bana bir şeyler göndermiş miydin?" diye sordu. Öbürü: "Ben sana, daha önce bir gemi bullamadığımı söyledim" dedi. Alacaklı: "Allah Teâla Hazretleri, senin odun parçası içerisinde gönderdiğin parayı sana bedel ödedi. Bin dinarına kavuşmuş olarak dön" dedi." Buhari, Kefalet 1, (muallak olarak); Büyû 10(muallak ve mevsûl olarak), İs #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Beni İsrail'den bin dinar borç para isteyen bir kimseden bahsetti. Beni İsrail'den borç talep ettiği kimse: "Bana şâhidlerini getir, onların huzurunda vereyim, şahid olsunlar!" dedi. İsteyen ise: "Şahid olarak Allah yeter!" dedi. Öbürü: "Öyleyse buna kefil getir" dedi. Berikisi "Kefil olarak Allah yeter" dedi. Öbürü: "Doğru söyledin!" dedi ve belli bir vade ile parayı ona verdi. Adam deniz yolculuğuna çıktı ve ihtiyacını gördü. Sonra borcunu vadesi içinde ödemek maksadıyla geri dönmek üzere bir gemi aradı, ama bulamadı. Bunun üzerine bir odun parçası alıp içini oydu. Bin dinarı sahibine hitabeden bir mektupla birlikte oyuğa yerleştirdi. Sonra oyuğun ağzını kapayıp düzledi. Sonra da denize getirip: "Ey Allahım, biliyorsun ki, ben falanndan bin dinar borç almıştım. Benden şahid istediğinde ben: "Şahid olarak Allah yeter!" demiştim. O da şahid olarak sana razı oldu. Benden kefil isteyince de: "Kefil olarak Allah yeter!" demiştim. O da kefil olarak sana razı olmuştu. ben ise şimdi, bir gemi bulmak için gayret ettim, ama bulamadım. Şimdi onu sana emânet ediyorum!" dedi ve odun parçasını denize ettı ve odun denize gömüldü. Sonra oradan ayrılıp, kendini memleketine götürecek bir gemi aramaya başladı. Borç veren kimse de, parasını getirecek gemiyi beklemeye başladı. Gemi yoktu ama, içinde parası bulanan odun parçasını buldu. Onu ailesine odun yapmak üzere aldı. (Testere ile) parçalayınca parayı ve mektubu buldu. Bir müddet sonra borç alan kimse geldi. Bin dinarla adama uğradı ve: "Malını getirmek için aralıksız gemi aradım. Ancak benni getirenden daha önce gelen bir gemi bulamadım" dedi. Alacaklı: "Sen bana bir şeyler göndermiş miydin?" diye sordu. Öbürü: "Ben sana, daha önce bir gemi bullamadığımı söyledim" dedi. Alacaklı: "Allah Teâla Hazretleri, senin odun parçası içerisinde gönderdiğin parayı sana bedel ödedi. Bin dinarına kavuşmuş olarak dön" dedi." Buhari, Kefalet 1, (muallak olarak); Büyû 10(muallak ve mevsûl olarak), İs
  • #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Beni İsrail'den bin dinar borç para isteyen bir kimseden bahsetti. Beni İsrail'den borç talep ettiği kimse: "Bana şâhidlerini getir, onların huzurunda vereyim, şahid olsunlar!" dedi. İsteyen ise: "Şahid olarak Allah yeter!" dedi. Öbürü: "Öyleyse buna kefil getir" dedi. Berikisi "Kefil olarak Allah yeter" dedi. Öbürü: "Doğru söyledin!" dedi ve belli bir vade ile parayı ona verdi. Adam deniz yolculuğuna çıktı ve ihtiyacını gördü. Sonra borcunu vadesi içinde ödemek maksadıyla geri dönmek üzere bir gemi aradı, ama bulamadı. Bunun üzerine bir odun parçası alıp içini oydu. Bin dinarı sahibine hitabeden bir mektupla birlikte oyuğa yerleştirdi. Sonra oyuğun ağzını kapayıp düzledi. Sonra da denize getirip: "Ey Allahım, biliyorsun ki, ben falanndan bin dinar borç almıştım. Benden şahid istediğinde ben: "Şahid olarak Allah yeter!" demiştim. O da şahid olarak sana razı oldu. Benden kefil isteyince de: "Kefil olarak Allah yeter!" demiştim. O da kefil olarak sana razı olmuştu. ben ise şimdi, bir gemi bulmak için gayret ettim, ama bulamadım. Şimdi onu sana emânet ediyorum!" dedi ve odun parçasını denize ettı ve odun denize gömüldü. Sonra oradan ayrılıp, kendini memleketine götürecek bir gemi aramaya başladı. Borç veren kimse de, parasını getirecek gemiyi beklemeye başladı. Gemi yoktu ama, içinde parası bulanan odun parçasını buldu. Onu ailesine odun yapmak üzere aldı. (Testere ile) parçalayınca parayı ve mektubu buldu. Bir müddet sonra borç alan kimse geldi. Bin dinarla adama uğradı ve: "Malını getirmek için aralıksız gemi aradım. Ancak benni getirenden daha önce gelen bir gemi bulamadım" dedi. Alacaklı: "Sen bana bir şeyler göndermiş miydin?" diye sordu. Öbürü: "Ben sana, daha önce bir gemi bullamadığımı söyledim" dedi. Alacaklı: "Allah Teâla Hazretleri, senin odun parçası içerisinde gönderdiğin parayı sana bedel ödedi. Bin dinarına kavuşmuş olarak dön" dedi." Buhari, Kefalet 1, (muallak olarak); Büyû 10(muallak ve mevsûl olarak), İs
  • 2 1
  • elemegidiyarim - 🎀El Emeği Diyarım🎀 @elemegidiyarim 9 hours ago
  • #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu Bir ormanda iki kişi ağaç kesiyormuş. 
Birinci adam sabahları erkenden kalkıyor, ağaç kesmeye başlıyormuş, bir ağaç devrilirken hemen diğerine geçiyormuş. Gün boyu ne dinleniyor ne öğle yemeği için kendine vakit ayırıyormuş. Akşamları da arkadaşından bir kaç saat sonra ağaç kesmeyi bırakıyormuş. 
İkinci adam ise arada bir dinleniyor ve hava kararmaya başladığında eve dönüyormuş. 
Bir hafta boyunca bu tempoda çalıştıktan sonra ne kadar ağaç kestiklerini saymaya başlamışlar. 
Sonuç: İkinci adam çok daha fazla ağaç kesmiş. 
Birinci adam öfkelenmiş: "Bu nasıl olabilir? Ben daha çok çalıştım. Senden daha erken işe başladım, senden daha geç bitirdim. Ama sen daha fazla ağaç kestin. Bu işin sırrı ne?" İkinci adam yüzünde tebessümle yanıt vermiş: "Ortada bir sır yok. Sen durmaksızın çalışırken ben arada bir dinlenip baltamı biliyordum. Keskin baltayla, daha az çabayla daha çok ağaç kesilir." Kendimizi geliştirmek, baltamızı bilemektir. Kendimize zaman ayırıp,yaşamımızı objektif bir bakışla gözden geçirmektir. Zayıf bulduğumuz alanlarımızı geliştirmek için çaba göstermektir. Bu zihnimizin, ruhumuzun karakterimizin güçlenmesi için olmazsa olmaz bir koşuldur. 
Delfi'deki ünlü tapınakta Sokrates'in şu sözü yer alır: "İnsan Kendini Tanı"

Kendini tanımak, şu anda olduğumuz noktayla olmak istediğimiz nokta arasındaki yoldur. Kendini tanımak, kendimizi nasıl gördüğümüz ile başkalarının bizi nasıl gördüğü arasında açı olmaması anlamına gelir. 
Bireysel ve iş yaşamımızda başarılı, mutlu ve doyumlu olmak istiyorsak, baltamızı bilemek için kendimize zaman ayırmalıyız. #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu Bir ormanda iki kişi ağaç kesiyormuş. Birinci adam sabahları erkenden kalkıyor, ağaç kesmeye başlıyormuş, bir ağaç devrilirken hemen diğerine geçiyormuş. Gün boyu ne dinleniyor ne öğle yemeği için kendine vakit ayırıyormuş. Akşamları da arkadaşından bir kaç saat sonra ağaç kesmeyi bırakıyormuş. İkinci adam ise arada bir dinleniyor ve hava kararmaya başladığında eve dönüyormuş. Bir hafta boyunca bu tempoda çalıştıktan sonra ne kadar ağaç kestiklerini saymaya başlamışlar. Sonuç: İkinci adam çok daha fazla ağaç kesmiş. Birinci adam öfkelenmiş: "Bu nasıl olabilir? Ben daha çok çalıştım. Senden daha erken işe başladım, senden daha geç bitirdim. Ama sen daha fazla ağaç kestin. Bu işin sırrı ne?" İkinci adam yüzünde tebessümle yanıt vermiş: "Ortada bir sır yok. Sen durmaksızın çalışırken ben arada bir dinlenip baltamı biliyordum. Keskin baltayla, daha az çabayla daha çok ağaç kesilir." Kendimizi geliştirmek, baltamızı bilemektir. Kendimize zaman ayırıp,yaşamımızı objektif bir bakışla gözden geçirmektir. Zayıf bulduğumuz alanlarımızı geliştirmek için çaba göstermektir. Bu zihnimizin, ruhumuzun karakterimizin güçlenmesi için olmazsa olmaz bir koşuldur. Delfi'deki ünlü tapınakta Sokrates'in şu sözü yer alır: "İnsan Kendini Tanı" Kendini tanımak, şu anda olduğumuz noktayla olmak istediğimiz nokta arasındaki yoldur. Kendini tanımak, kendimizi nasıl gördüğümüz ile başkalarının bizi nasıl gördüğü arasında açı olmaması anlamına gelir. Bireysel ve iş yaşamımızda başarılı, mutlu ve doyumlu olmak istiyorsak, baltamızı bilemek için kendimize zaman ayırmalıyız.
  • #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu Bir ormanda iki kişi ağaç kesiyormuş. Birinci adam sabahları erkenden kalkıyor, ağaç kesmeye başlıyormuş, bir ağaç devrilirken hemen diğerine geçiyormuş. Gün boyu ne dinleniyor ne öğle yemeği için kendine vakit ayırıyormuş. Akşamları da arkadaşından bir kaç saat sonra ağaç kesmeyi bırakıyormuş. İkinci adam ise arada bir dinleniyor ve hava kararmaya başladığında eve dönüyormuş. Bir hafta boyunca bu tempoda çalıştıktan sonra ne kadar ağaç kestiklerini saymaya başlamışlar. Sonuç: İkinci adam çok daha fazla ağaç kesmiş. Birinci adam öfkelenmiş: "Bu nasıl olabilir? Ben daha çok çalıştım. Senden daha erken işe başladım, senden daha geç bitirdim. Ama sen daha fazla ağaç kestin. Bu işin sırrı ne?" İkinci adam yüzünde tebessümle yanıt vermiş: "Ortada bir sır yok. Sen durmaksızın çalışırken ben arada bir dinlenip baltamı biliyordum. Keskin baltayla, daha az çabayla daha çok ağaç kesilir." Kendimizi geliştirmek, baltamızı bilemektir. Kendimize zaman ayırıp,yaşamımızı objektif bir bakışla gözden geçirmektir. Zayıf bulduğumuz alanlarımızı geliştirmek için çaba göstermektir. Bu zihnimizin, ruhumuzun karakterimizin güçlenmesi için olmazsa olmaz bir koşuldur. Delfi'deki ünlü tapınakta Sokrates'in şu sözü yer alır: "İnsan Kendini Tanı" Kendini tanımak, şu anda olduğumuz noktayla olmak istediğimiz nokta arasındaki yoldur. Kendini tanımak, kendimizi nasıl gördüğümüz ile başkalarının bizi nasıl gördüğü arasında açı olmaması anlamına gelir. Bireysel ve iş yaşamımızda başarılı, mutlu ve doyumlu olmak istiyorsak, baltamızı bilemek için kendimize zaman ayırmalıyız.
  • 2 0
  • elemegidiyarim - 🎀El Emeği Diyarım🎀 @elemegidiyarim 9 hours ago
  • #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu Birgün adamın biri Behlül'e akıl danıştı: - Ey Behlül Dana, ben zengin olmak istiyorum, bana ne tavsiye edersin?

Behlül bir an düşünüp cevap verdi: - Demir al, demir sat.

Demir ticareti eski çağlardan beri kârlı bir iş olarak biliniyordu. Çünkü demir hiç fire vermeyen, daima üstüne koyan bir maddeydi. Adam Behlül'ün tavsiyesine uyup demir ticaretine başladı ve gerçekten kısa zamanda dilediği gibi zengin biri oldu. Zengin olduktan sonra Behlül için - "Bu ne budala adam, verdiği akılla herkes köşeyi dönüyor,kendisi fakirlikten kırılıyor" diye düşündü. 
Bir zaman sonra Behlül'ün karşısına çıktı, yeni bir akıl danıştı: - Ey Behlül Divâne (Dana yerine aptal yerine koyarak divane diyor) ben demir alıp satmaktan yeterince zengin oldum. Biraz da başka bir iş yapayım. Bu sefer ne tavsiye edersin?

Behlül adamın içini dışını bildiğinden onu kötü niyetine kurban edecek bir tavsiyede bulundu: - Soğan al, soğan sat.

Soğan ticaretinin de riskli işlerden biri olduğu bilinir. Soğan devamlı fire veren bir nesnedir. Adam soğan ticaretine başlayınca kısa zamanda iflas bayrağını çekti ve kötü kalbliliğinin cezasını pahalı bir biçimde ödedi. #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu Birgün adamın biri Behlül'e akıl danıştı: - Ey Behlül Dana, ben zengin olmak istiyorum, bana ne tavsiye edersin? Behlül bir an düşünüp cevap verdi: - Demir al, demir sat. Demir ticareti eski çağlardan beri kârlı bir iş olarak biliniyordu. Çünkü demir hiç fire vermeyen, daima üstüne koyan bir maddeydi. Adam Behlül'ün tavsiyesine uyup demir ticaretine başladı ve gerçekten kısa zamanda dilediği gibi zengin biri oldu. Zengin olduktan sonra Behlül için - "Bu ne budala adam, verdiği akılla herkes köşeyi dönüyor,kendisi fakirlikten kırılıyor" diye düşündü. Bir zaman sonra Behlül'ün karşısına çıktı, yeni bir akıl danıştı: - Ey Behlül Divâne (Dana yerine aptal yerine koyarak divane diyor) ben demir alıp satmaktan yeterince zengin oldum. Biraz da başka bir iş yapayım. Bu sefer ne tavsiye edersin? Behlül adamın içini dışını bildiğinden onu kötü niyetine kurban edecek bir tavsiyede bulundu: - Soğan al, soğan sat. Soğan ticaretinin de riskli işlerden biri olduğu bilinir. Soğan devamlı fire veren bir nesnedir. Adam soğan ticaretine başlayınca kısa zamanda iflas bayrağını çekti ve kötü kalbliliğinin cezasını pahalı bir biçimde ödedi.
  • #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu Birgün adamın biri Behlül'e akıl danıştı: - Ey Behlül Dana, ben zengin olmak istiyorum, bana ne tavsiye edersin? Behlül bir an düşünüp cevap verdi: - Demir al, demir sat. Demir ticareti eski çağlardan beri kârlı bir iş olarak biliniyordu. Çünkü demir hiç fire vermeyen, daima üstüne koyan bir maddeydi. Adam Behlül'ün tavsiyesine uyup demir ticaretine başladı ve gerçekten kısa zamanda dilediği gibi zengin biri oldu. Zengin olduktan sonra Behlül için - "Bu ne budala adam, verdiği akılla herkes köşeyi dönüyor,kendisi fakirlikten kırılıyor" diye düşündü. Bir zaman sonra Behlül'ün karşısına çıktı, yeni bir akıl danıştı: - Ey Behlül Divâne (Dana yerine aptal yerine koyarak divane diyor) ben demir alıp satmaktan yeterince zengin oldum. Biraz da başka bir iş yapayım. Bu sefer ne tavsiye edersin? Behlül adamın içini dışını bildiğinden onu kötü niyetine kurban edecek bir tavsiyede bulundu: - Soğan al, soğan sat. Soğan ticaretinin de riskli işlerden biri olduğu bilinir. Soğan devamlı fire veren bir nesnedir. Adam soğan ticaretine başlayınca kısa zamanda iflas bayrağını çekti ve kötü kalbliliğinin cezasını pahalı bir biçimde ödedi.
  • 2 0
  • elemegidiyarim - 🎀El Emeği Diyarım🎀 @elemegidiyarim 9 hours ago
  • #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu EBU Müslim-i Saftar, evliyanın büyüklerindendi. Bir gün gemi ile yola çıktı. Yanında çok kimseler de vardı. Aniden ters yönden bir rüzgar çıktı. Dalgalar yükseldi. Gemi batacak gibi oldu. Gemide olan yükü denize attılar. Yardım istediler.
Ebu Müslim diyor ki: Bizimle beraber gemide kim olduğu bilinmeyen bir köylü vardı. Yanında bir mushafı vardı. Oradan kalktı ve mushafı elinin üzerine koydu ve şöyle yalvararak dua etti: (Ya Rabbi! Eğer bir kimsenin elinde dünya sultanından bir mektup bulunursa, hiç kimse ona saldıramaz, zarar veremez, belalardan emin olur.) Mushafı kaldırdı ve (Ya Rabbi! Bu senin kitabındır, bunu bize verdin. Ellerinde senin kitabın bulunan kullarını suda boğmak keremine yakışmaz. Bizi tehlikeden kurtar.) Derhal dalgalar döndü ve deniz süt liman oldu ve sağ salim gittik. #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu EBU Müslim-i Saftar, evliyanın büyüklerindendi. Bir gün gemi ile yola çıktı. Yanında çok kimseler de vardı. Aniden ters yönden bir rüzgar çıktı. Dalgalar yükseldi. Gemi batacak gibi oldu. Gemide olan yükü denize attılar. Yardım istediler. Ebu Müslim diyor ki: Bizimle beraber gemide kim olduğu bilinmeyen bir köylü vardı. Yanında bir mushafı vardı. Oradan kalktı ve mushafı elinin üzerine koydu ve şöyle yalvararak dua etti: (Ya Rabbi! Eğer bir kimsenin elinde dünya sultanından bir mektup bulunursa, hiç kimse ona saldıramaz, zarar veremez, belalardan emin olur.) Mushafı kaldırdı ve (Ya Rabbi! Bu senin kitabındır, bunu bize verdin. Ellerinde senin kitabın bulunan kullarını suda boğmak keremine yakışmaz. Bizi tehlikeden kurtar.) Derhal dalgalar döndü ve deniz süt liman oldu ve sağ salim gittik.
  • #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu EBU Müslim-i Saftar, evliyanın büyüklerindendi. Bir gün gemi ile yola çıktı. Yanında çok kimseler de vardı. Aniden ters yönden bir rüzgar çıktı. Dalgalar yükseldi. Gemi batacak gibi oldu. Gemide olan yükü denize attılar. Yardım istediler. Ebu Müslim diyor ki: Bizimle beraber gemide kim olduğu bilinmeyen bir köylü vardı. Yanında bir mushafı vardı. Oradan kalktı ve mushafı elinin üzerine koydu ve şöyle yalvararak dua etti: (Ya Rabbi! Eğer bir kimsenin elinde dünya sultanından bir mektup bulunursa, hiç kimse ona saldıramaz, zarar veremez, belalardan emin olur.) Mushafı kaldırdı ve (Ya Rabbi! Bu senin kitabındır, bunu bize verdin. Ellerinde senin kitabın bulunan kullarını suda boğmak keremine yakışmaz. Bizi tehlikeden kurtar.) Derhal dalgalar döndü ve deniz süt liman oldu ve sağ salim gittik.
  • 3 0
  • elemegidiyarim - 🎀El Emeği Diyarım🎀 @elemegidiyarim 9 hours ago
  • #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu Yenildiğinizi düşünüyorsanız, yenilmişsinizdir. 
Cesur olmadığınızı düşünüyorsanız, korkaksınızdır. 
Kazanmak istiyor fakat kazanamayacağınızı düşünüyorsanız, kesinlikle kazanamazsınız demektir. 
Kaybedeceğinizi düşünüyorsanız, çoktan kaybetmişsinizdir.

Dışarıdaki dünyaya çıktığınızda anlayacaksınız ki başarı, ancak onu istediğiniz takdirde gelecektir. 
Herşey insanın kafasında biter. 
Alt edildiğinizi düşünüyorsanız, alt edilmişsinizdir. 
Yükselmek için yüksek düşünmelisiniz. 
Bir ödülü kazanmadan önce kendinizden emin olmalısınız.

Yaşam savaşını kazanan her zaman, en güçlü ya da en hızlı olan değildir. 
Er ya da geç kazanan kişi, kazanacağını önceden düşünebilen kişidir.

Arnold Palmer, Profesyonel Golfcü #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu Yenildiğinizi düşünüyorsanız, yenilmişsinizdir. Cesur olmadığınızı düşünüyorsanız, korkaksınızdır. Kazanmak istiyor fakat kazanamayacağınızı düşünüyorsanız, kesinlikle kazanamazsınız demektir. Kaybedeceğinizi düşünüyorsanız, çoktan kaybetmişsinizdir. Dışarıdaki dünyaya çıktığınızda anlayacaksınız ki başarı, ancak onu istediğiniz takdirde gelecektir. Herşey insanın kafasında biter. Alt edildiğinizi düşünüyorsanız, alt edilmişsinizdir. Yükselmek için yüksek düşünmelisiniz. Bir ödülü kazanmadan önce kendinizden emin olmalısınız. Yaşam savaşını kazanan her zaman, en güçlü ya da en hızlı olan değildir. Er ya da geç kazanan kişi, kazanacağını önceden düşünebilen kişidir. Arnold Palmer, Profesyonel Golfcü
  • #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu Yenildiğinizi düşünüyorsanız, yenilmişsinizdir. Cesur olmadığınızı düşünüyorsanız, korkaksınızdır. Kazanmak istiyor fakat kazanamayacağınızı düşünüyorsanız, kesinlikle kazanamazsınız demektir. Kaybedeceğinizi düşünüyorsanız, çoktan kaybetmişsinizdir. Dışarıdaki dünyaya çıktığınızda anlayacaksınız ki başarı, ancak onu istediğiniz takdirde gelecektir. Herşey insanın kafasında biter. Alt edildiğinizi düşünüyorsanız, alt edilmişsinizdir. Yükselmek için yüksek düşünmelisiniz. Bir ödülü kazanmadan önce kendinizden emin olmalısınız. Yaşam savaşını kazanan her zaman, en güçlü ya da en hızlı olan değildir. Er ya da geç kazanan kişi, kazanacağını önceden düşünebilen kişidir. Arnold Palmer, Profesyonel Golfcü
  • 3 0
  • elemegidiyarim - 🎀El Emeği Diyarım🎀 @elemegidiyarim 9 hours ago
  • #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#geli Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu. Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu. Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu. Bu yüzden herkes kendisine antipati duyuyordu.

Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu. Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü. Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü. O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı. Cenazesi ortada kaldı.

Adamın karısı kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü. Çoban bir çukur açıp adamı gömdü. Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu.

Aradan bir müddet geçti. Beldenin ileri gelenlerinden biri rüyasında ayyaş adamı cennette gördü. "Adam canım rüyadır, rüyada herşey görülür" diye geçiştirdi. Ama her gece aynı rüya tekrarlanıyordu. Hemen imama gidip durumu açtı. İmam da aynı rüyayı epeydir kendisinin de görmekte olduğunu söyledi.

Bunun üzerine akıllarına bu adamı gömen çobana gidip nasıl gömdüğünü, arka sından ne söylediğini sormak geldi. Birlikte çobana gittiler. Selam sabahtan sonra hemen konuya girdiler: - Bir süre önce defnetmen için karısı tarafından sana bir cenaze getirildi. Sen onu nasıl gömdün? Gömerken ne dedin? - Valla merakınızı anlamıyorum. Biliyorsunuz ben cahil biriyim. Bir çukur açtım, adamı koyup üstünü kapatıverdim. - Peki bu sırada hiç birşey söylemedin mi? Bir dua falan? - Ben pek dua mua bilmem. Yalnız şunu söyledim: - "Rabbim, şimdiye kadar sen bana birçok misafir gönderdin Allah misafiriyiz diye bana gele ni senin rızan için ağırlamaya memnun etmeye çalıştım Kırk yılda bir, bir misafir de ben sana gönderiyorum Sen de onu şanına uygun bir şekilde ağırla"

n#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#geli Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu. Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu. Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu. Bu yüzden herkes kendisine antipati duyuyordu. Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu. Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü. Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü. O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı. Cenazesi ortada kaldı. Adamın karısı kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü. Çoban bir çukur açıp adamı gömdü. Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu. Aradan bir müddet geçti. Beldenin ileri gelenlerinden biri rüyasında ayyaş adamı cennette gördü. "Adam canım rüyadır, rüyada herşey görülür" diye geçiştirdi. Ama her gece aynı rüya tekrarlanıyordu. Hemen imama gidip durumu açtı. İmam da aynı rüyayı epeydir kendisinin de görmekte olduğunu söyledi. Bunun üzerine akıllarına bu adamı gömen çobana gidip nasıl gömdüğünü, arka sından ne söylediğini sormak geldi. Birlikte çobana gittiler. Selam sabahtan sonra hemen konuya girdiler: - Bir süre önce defnetmen için karısı tarafından sana bir cenaze getirildi. Sen onu nasıl gömdün? Gömerken ne dedin? - Valla merakınızı anlamıyorum. Biliyorsunuz ben cahil biriyim. Bir çukur açtım, adamı koyup üstünü kapatıverdim. - Peki bu sırada hiç birşey söylemedin mi? Bir dua falan? - Ben pek dua mua bilmem. Yalnız şunu söyledim: - "Rabbim, şimdiye kadar sen bana birçok misafir gönderdin Allah misafiriyiz diye bana gele ni senin rızan için ağırlamaya memnun etmeye çalıştım Kırk yılda bir, bir misafir de ben sana gönderiyorum Sen de onu şanına uygun bir şekilde ağırla" n#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu
  • #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#geli Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu. Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu. Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu. Bu yüzden herkes kendisine antipati duyuyordu. Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu. Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü. Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü. O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı. Cenazesi ortada kaldı. Adamın karısı kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü. Çoban bir çukur açıp adamı gömdü. Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu. Aradan bir müddet geçti. Beldenin ileri gelenlerinden biri rüyasında ayyaş adamı cennette gördü. "Adam canım rüyadır, rüyada herşey görülür" diye geçiştirdi. Ama her gece aynı rüya tekrarlanıyordu. Hemen imama gidip durumu açtı. İmam da aynı rüyayı epeydir kendisinin de görmekte olduğunu söyledi. Bunun üzerine akıllarına bu adamı gömen çobana gidip nasıl gömdüğünü, arka sından ne söylediğini sormak geldi. Birlikte çobana gittiler. Selam sabahtan sonra hemen konuya girdiler: - Bir süre önce defnetmen için karısı tarafından sana bir cenaze getirildi. Sen onu nasıl gömdün? Gömerken ne dedin? - Valla merakınızı anlamıyorum. Biliyorsunuz ben cahil biriyim. Bir çukur açtım, adamı koyup üstünü kapatıverdim. - Peki bu sırada hiç birşey söylemedin mi? Bir dua falan? - Ben pek dua mua bilmem. Yalnız şunu söyledim: - "Rabbim, şimdiye kadar sen bana birçok misafir gönderdin Allah misafiriyiz diye bana gele ni senin rızan için ağırlamaya memnun etmeye çalıştım Kırk yılda bir, bir misafir de ben sana gönderiyorum Sen de onu şanına uygun bir şekilde ağırla" n#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu
  • 3 0
  • elemegidiyarim - 🎀El Emeği Diyarım🎀 @elemegidiyarim 9 hours ago
  • #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu Âbidin biri ibadet etmek üzere dağa çıkar. Bir gece rüyasında "Falan ayakkabıcıya git! Senin için dua etsin" denir. Âbid dağdan iner, adamı bulur, ne iş yaptığını sorar. Adam, gündüzleri oruç tutup, ayakkabı işlerinde çalıştığını, kazandığı para ile ailesini geçindirdikten sonra fazlasını tasadduk ettiğini söyler.
Âbid, adamın güzel bir iş yaptığını ancak kendisinin dağda sırf ibadetle meşgul olmasını daha iyi bulur ve tekrar ibadetine döner. Yine gece rüyasında, (Ayakkabıcıya git ve ona, "Bu yüzündeki sararmanın sebebi nedir?" diye sor) denir. Âbid gider ayakkabıcıya bunu sorar. Ayakkabıcı, "Kimi görürsem, bu kurtulacak da, ben helak olacağım der ve kendimden korkarım. Yüzümün sararması bundandır" der. İşte o zaman âbid, ayakkabıcının bu korku ve tevazu ile üstünlük kazandığını anlar. #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu Âbidin biri ibadet etmek üzere dağa çıkar. Bir gece rüyasında "Falan ayakkabıcıya git! Senin için dua etsin" denir. Âbid dağdan iner, adamı bulur, ne iş yaptığını sorar. Adam, gündüzleri oruç tutup, ayakkabı işlerinde çalıştığını, kazandığı para ile ailesini geçindirdikten sonra fazlasını tasadduk ettiğini söyler. Âbid, adamın güzel bir iş yaptığını ancak kendisinin dağda sırf ibadetle meşgul olmasını daha iyi bulur ve tekrar ibadetine döner. Yine gece rüyasında, (Ayakkabıcıya git ve ona, "Bu yüzündeki sararmanın sebebi nedir?" diye sor) denir. Âbid gider ayakkabıcıya bunu sorar. Ayakkabıcı, "Kimi görürsem, bu kurtulacak da, ben helak olacağım der ve kendimden korkarım. Yüzümün sararması bundandır" der. İşte o zaman âbid, ayakkabıcının bu korku ve tevazu ile üstünlük kazandığını anlar.
  • #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu Âbidin biri ibadet etmek üzere dağa çıkar. Bir gece rüyasında "Falan ayakkabıcıya git! Senin için dua etsin" denir. Âbid dağdan iner, adamı bulur, ne iş yaptığını sorar. Adam, gündüzleri oruç tutup, ayakkabı işlerinde çalıştığını, kazandığı para ile ailesini geçindirdikten sonra fazlasını tasadduk ettiğini söyler. Âbid, adamın güzel bir iş yaptığını ancak kendisinin dağda sırf ibadetle meşgul olmasını daha iyi bulur ve tekrar ibadetine döner. Yine gece rüyasında, (Ayakkabıcıya git ve ona, "Bu yüzündeki sararmanın sebebi nedir?" diye sor) denir. Âbid gider ayakkabıcıya bunu sorar. Ayakkabıcı, "Kimi görürsem, bu kurtulacak da, ben helak olacağım der ve kendimden korkarım. Yüzümün sararması bundandır" der. İşte o zaman âbid, ayakkabıcının bu korku ve tevazu ile üstünlük kazandığını anlar.
  • 3 0
  • elemegidiyarim - 🎀El Emeği Diyarım🎀 @elemegidiyarim 9 hours ago
  • #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu Hazreti Ali (kerremallahü vechehu) hurma bahçesinde akşama kadar çalışmış, akşam da devesinin üzerine bir çuval hurma yükleyerek evinin yolunu tutmuştu.

Devenin yuları yardımcısı Kamber'in elinde kendisi de önde gidiyordu. Medine'nin içine girdiklerinde yolun kenarından bir ses geldi. Yoksulun biri elini açmış sızlanıyordu: - Ne olur Allah rızası için!... diyordu.

İşte bu sırada sesi duyan Hazreti Ali (ra) ile arkadan deveyi getiren Kamber arasında şu konuşma geçiyor. Hazreti İmam soruyor: - Kamber ne istiyor bu yoksul? - Hurma istiyor Efendim! - Ver öyleyse!... - Hurma çuvalda Efendim! - Çuvalla ver öyle ise!... - Çuval da devenin üzerinde!... - Deveyle ver öyle ise!... Emri yerine getiren Kamber der ki: - Devenin ipi de benim elimde, demekten korktum. Çünkü beni de deveyle birlikte yoksula vermekte tereddüt etmeyebilirdi. #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu Hazreti Ali (kerremallahü vechehu) hurma bahçesinde akşama kadar çalışmış, akşam da devesinin üzerine bir çuval hurma yükleyerek evinin yolunu tutmuştu. Devenin yuları yardımcısı Kamber'in elinde kendisi de önde gidiyordu. Medine'nin içine girdiklerinde yolun kenarından bir ses geldi. Yoksulun biri elini açmış sızlanıyordu: - Ne olur Allah rızası için!... diyordu. İşte bu sırada sesi duyan Hazreti Ali (ra) ile arkadan deveyi getiren Kamber arasında şu konuşma geçiyor. Hazreti İmam soruyor: - Kamber ne istiyor bu yoksul? - Hurma istiyor Efendim! - Ver öyleyse!... - Hurma çuvalda Efendim! - Çuvalla ver öyle ise!... - Çuval da devenin üzerinde!... - Deveyle ver öyle ise!... Emri yerine getiren Kamber der ki: - Devenin ipi de benim elimde, demekten korktum. Çünkü beni de deveyle birlikte yoksula vermekte tereddüt etmeyebilirdi.
  • #lif#lifsepeti#ceyiz#bohca#gelinbohcasi#damatbkhcasi#ceyizhazirligi#lifmodelleri#gelinevi#nako#bonbon#crochet#alize#gelin#damat#dugun#gelinlik#patik#elisi#orgu Hazreti Ali (kerremallahü vechehu) hurma bahçesinde akşama kadar çalışmış, akşam da devesinin üzerine bir çuval hurma yükleyerek evinin yolunu tutmuştu. Devenin yuları yardımcısı Kamber'in elinde kendisi de önde gidiyordu. Medine'nin içine girdiklerinde yolun kenarından bir ses geldi. Yoksulun biri elini açmış sızlanıyordu: - Ne olur Allah rızası için!... diyordu. İşte bu sırada sesi duyan Hazreti Ali (ra) ile arkadan deveyi getiren Kamber arasında şu konuşma geçiyor. Hazreti İmam soruyor: - Kamber ne istiyor bu yoksul? - Hurma istiyor Efendim! - Ver öyleyse!... - Hurma çuvalda Efendim! - Çuvalla ver öyle ise!... - Çuval da devenin üzerinde!... - Deveyle ver öyle ise!... Emri yerine getiren Kamber der ki: - Devenin ipi de benim elimde, demekten korktum. Çünkü beni de deveyle birlikte yoksula vermekte tereddüt etmeyebilirdi.
  • 3 0